Sorry, the comment you entered is too long. Please shorten it.
You didn't enter anything. Please try again.
Sorry, we can't add your comment right now. Please try again later.
To add a comment, you need permission from your parent. Ask for permission
Your parent has turned off comments.
Sorry, we can't delete your comment right now. Please try again later.
You've exceeded the maximum number of comments that can be left in one day. Please try again in 24 hours.
Your account has had the ability to leave comments disabled because our systems indicate that you may be spamming other users. If you believe that your account has been disabled in error please contact Windows Live support.
Complete the security check below to finish leaving your comment.
The characters you type in the security check must match the characters in the picture or audio.
To add a comment, sign in with your Windows Live ID (if you use Hotmail, Messenger, or Xbox LIVE, you have a Windows Live ID). Sign in
SLM ÖZLEM ALANIMA YAPTIĞIN YORUM İÇİN ÇOK TEŞEKKÜR EDİYORUM...DOĞRUSUNU SÖYLEMEK GEREKİRSE BENİM SPACE SENİN SPACE İN YANINDA EL ARABASI GİBİ KALIR :)))NEYSE KİB ALLAHA EMANET OL BÜTÜN GÜZELLİKLER SENİNLE OLSUN.....
Ey Rabbim! Acizlikten, tembellikten, korkaklıktan cimrilikten, eli kolu dökülür derecede takatsizlikten kasvetten, gafletten, zilletten, azlıktan, meskenetten sana sığınırım. Fakirlikten, küfürden, fısktan, şekavetten, nifaktan, yaptığını insanların duyması ve medh etmeleri için yapmaktan, riyadan, sana sığınırım. Sağırlıktan, dilsizlikten, delilikten, cüzzamdan, abraslıktan ve kötü hastalıklardan sana sığınırım.”
Allahın Rahmeti Üzerinize olsun... Rabbim sizi korusun...Selam dua ve muhabbetle....
ALLAHUEKBER KEBİRA
"De ki: 'Ey kitap ehli! (Gerçeği) görüp bildiğiniz hâlde, niçin Allah'ın yolunu eğri ve çelişkili göstermeye yeltenerek inananları Allah'ın yolundan çevirmeye kalkışıyorsunuz? Allah, yaptıklarınızdan habersiz değildir.' [ Ali İmran Suresi 99 ]
Regaib Gecesi Namazı !
Bu geceyi İhya etmek maksadıyla Recep ayının ilk Cuma gecesi yani akşamla yatsı arası kılınan 12 rekatlık namazın ve bu gecenin fazileti hakkında dayanılan rivayet şudur: Enes İbn Malik (r.a.) Allah Rasulu (s.a.v.)'in şöyle dediğini rivayet eder: "Receb ayında orucun faziletini zikrettikten sonra, devamla) "O ayda bulunan ilk cuma gecesinden gafil olmayın. Çünkü o, meleklerin regaip diye isimlendirdikleri bir gecedir. Kim recep ayının ilk Perşembe gününü oruç tutar ve o günün, akşamla yatsı arası on İki rekat namaz kılarsa, (namazın keyfiyetini açıkladıktan sonra) Allah-u Teala o kimsenin günahlarını bağışlar." (Ebu Şame el-Baisu Ala inkari'l-Bida'i ve'l-Havadisi s. 39-40) İbnu'l-Cevzi bu hadis hakkında şunları söyler: "Bu hadis Allah Rasûlu (s.a.v.) üzerine uydurmadır. Ali İbn Abdillah İbn Cahdami bu rivayetiyle ilim ehli tarafından itham olunup yalancı sayılmıştır. Bu hadisin ravileri meçhuldür. Ravilerle ilgili bütün kitaplarda onları aradım ve bulamadım." (Ebu Şame el-Baisu Ala inkari'l-Bida'i ve'l-Havadisi s. 40, İbnu'l-Cevzi, el-Mevdu'at, c.2s. 125-126) İbnu'l-Cevzi sözüne şöyle devam eder: "Bu hadisi uyduran kimse bid'atında çok aşırı gitmiştir. Çünkü bu namazı kılan kimse önce gündüz oruç tutacaktır. Belki de o günün gündüzü çok sıcaktır, oruçlu olunca da akşam namazına kadar haliyle yemek yeme imkanı bulamıyacaktır. Akşam namazından sonra, bu namaz için uzun tesbihat sebebiyle kıyamda ve secdede duracak gayet eziyet çekmiş olacaktır. Ben doğrusu ramazan ve teravih namazlarına nazaran insanların bunda, nasıl izdihamlaştıklarını kıskandım. Bilakis bu namaz halk indinde diğerinden daha büyük ve değerlidir. Çünkü bu namazda diğer beş vakit namaza gelmeyenler hazır bulunuyor. ( Ebu Şame el-Baisu Ala inkari'l-Bida'i ve'l-Havadisi s.30. İbnu'l-Cevzi. el-Mevdu'at c.2s. 127)
Bu günü ve geceyi kutlamak, müslümanlar arasında hicrî dördüncü yüzyıldan sonra adet olmaya başlamıştır. Bu kutlama ile ilgili olarak bütün alimlerin söz birliği ile uydurma sayılan bir hadis ortaya atılmıştır. Bu sözde hadise göre, o gün oruç tutmanın ve o gece cahiller arasında “Regaib Namazı” adı ile anılan bir namaz kılmanın fazileti belirtilmiştir. Bir kısmı bizim mezhebimizden olan bazı son dönem alimleri (Muteahhirin) de bu gün ve geceden söz etmişlerdir. Bu konuda araştırmacı alimlerin savundukları ortak doğru görüşe göre, o gün oruç tutmaktan ve o gece adı geçen asılsız namazı kılmaktan kaçınmak gerekir. Ayrıca o gün kutlamak için ortaya çıkarılan özel yemekler hazırlama ve güzel elbiseler giyinme gibi geleneklerden de uzak durmalıdır. Böylece o gün, öbür normal günler gibi bir gün sayılsın ve ona hiç bir özellik tanınmamış olsun. Bu kategoriye giren asılsız kutlama günlerinden biri de Receb ayının ortasına rastlayan gündür. Bu gün “Ummu Davud” adı ile anılan bir namaz kılma adeti ortaya atılmıştır. Oysa bu günü kutlamanın şeriatta asla yeri yoktur. Hafız Ebu'l-Hitab ise şunu söyler: "Regaib namazını uydurmakla ittiham edilen kimse Ali Ibn Abdillah İbn Cahdami'dir. Meçhul olan raviler üzerine uydurmuştur. Ki bunlar, kitabların tümünde mevcut değildir”.( Ebu Şame el-Baisu Ala inkari'l-Bida'i ve'l-Havadisi s.40) Hafız el-Irakı şöyle der: "Rezzin, kitabında bunu irad etmiştir. O uydurma bir hadistir" (Çukayn, Es-Sunenu ve'l-Mubîede'at s. 140) İmam Tartuşi şu sözünü ekler: "Receb ayındaki regaib namazı ise, Beyti'l-Makdis'de bizim bulunduğumuz yerde ancak h. 480 senesinde ihdas (uydurulmuş) edilmiştir. Bundan önce bu namazı ne gördük ve ne de duyduk." (Tartusi, EI-Havadisu ve'l-Bida'us. 133) Özellikle Regaib gecesi ile ilgili olarak halk arasında meşhur olan Regaib namazıyla ilgili rivayeti, 1023 (h. 414) yılında vefat eden Ali b. Abdullah b. Cehdâm isimli Mekkeli sûfî bir zatın ihdas ettiği / ortaya çıkardığı kaynaklarda belirtilmektedir. Görüldüğü gibi bu gecede mevlit okuma işi bu namaza nisbeten yeni sayılıp daha sonra uydurulmuştur. Zaten bu hadis sahih olsa , onu en başta kuran sünnet takipçisi olan bizler kabulleniriz. Bidat olan kandilleri kabullenenler bu hadisi sahih diyerek yapmamaktadırlar. İçlerinden ilimden uzak sefihleri , hadis alimin kitabında gördüğü hadis hakkındaki şerhi ve hadisin sıhhat derecesini beyan eden açıklamalarını dikkate almadan mal bulmuş mağribi gibi delil diye sarılmışlardır. İçlerinden ilmi yönden mürekkeb yalamışları bu hadisin sahih olmadığının farkındadırlar. Adet haline getirilen bu kandil tabusuna boyun büküp teslim olduklarından sürü pisikolojisiyle hareket ederek ikamet ettikleri yerlerde kalabalığa-çoğunluğa uymaktadırlar. Eğer yeryüzündekilerin çoğunluğuna uyarsan seni Allah yolundan saptırırlar. Çünkü onlar sadece "zann"a uyarlar ve saçmalarlar. Enam 116
Sadece ben uyanmalıyım yaz gecelerininin sabahında.. Ben uyuyakalmalıyım tatlı anılarını dinlerken.. Delice vuruldugun gözlerin icin nefes almayım sadece Rüzgarda dagılan saclarını sadece ben düzeltmeliyim.. Ben bilmeliyim dudaklarındaki ıslak öpücükleri atesini Ve sadece ben silmeliyim gözbebeklerindeki gözyaslarını.. Ve sadece ben sevmeliyim seni delicesine.. Senin sevmenin bedeli Cehennemde sunulsa bana.. Ben sadece senin için ölmeliyim..
Dinle beni yüregim... Sadece ve sessizce dinle.. ve selam et yüregim... Sevdaya aska dair her ne varsa hepsine selam et..
Bir yalvarisla cikmistik yola biz... Bir haykirisla.. umutlarimizi anlatmistik susayan gönüllere.. Biz sevdanin esiriydik yüregim.. Biz ask askeriydik..
Simdi bir kösede bükükse boynumuz, agliyorsak hala, incilmissek yine toparlanma zamani yüregim... Bu yolda acinin adini `Gül` koyduk biz... Zehirin adini `Bal` koyduk biz.. itselerde, herkesi Dost bildik biz... Bilelim yüregim hep böyle bilelim biz...
Dertlere siper olma zamani,gönüllerde sevda olma zamani.. Yüregim kisin bahar olma zamani.... Hadi bir umut yine.. kalkalim ayaga.. Hadi silelim gözyaslarimizi... Kimse görmesin bilmesin agladigimizi.................
Dostumuz olan geceyi bekleyelim yüregim... ve de bizi yalniz birakmayan yildizlarimizi.... Onlari dost sectik biz kendimize... Cünkü hem cok uzaktirlar hemde cok yakindirlar.. ve de isiklariyla geceyi ne güzel aydinlatirlar... Örtsün yüregim gece bütün yaralarimizi.... Saklasin bizim gözyaslarimizi...
Elimizi kaldirdik ya semaya biz.... Unutma yüregim biz istedik asik olmayi Rabbimizden... Biz istedik dertleri can-i gönülden... Gelsin dedik... Sevginin fedakarligi olacakti elbet....
Yüregim asiklar icin burasi sadece bir gölgelikti.. yani o kadar kisaydi... O yüzden asiklar buraya hic kiymet vermediler... Kimseyi incitmediler.. Degmezdi ki zaten bir gölgelikti bura onlar icin... Onlarin yurdu asiklar diyariydi...
Ne kadar uzagiz dimi yüregim oraya.. Gayret yüregim... gayret ve az sabret yüregim.... Kapi kapi dolasma zamani simdi... Sevginin sahibini anlatmak icin... Kovulsakta anlatma zamani yüregim Askin sahibini tanitmak icin, anlatalim haykiralim ve yanalim yüregim...
Nereye gidiyor bu insanlar diye aglayalim yüregim aglayalim... Bize sevgiyi ögretmisti Rabbim.... Sevgiyi tanimamiz icin bize anne baba es dost göndermisti... ama bunlar aracti yüregim... Basamak basamak Hakk`a ulasmak icin... Sevmekti yüregim sadece O`nun icin...
Hüzün mevsiminde dökülen yaprak gibiyiz.... Savrulduk her yere.. Kaybettik benligimizi.. Unuttuk nerden geldigimizi ve nereye gittigimizi.... Ve simdi yüregim.... hatirlama ve hatirlatma zamani...
Gözler sahtelikleri gördü hep... Eller sahteye uzandi hep... Kac el yetim basini oksuyor yüregim... Kac el bir gözyasi siliyor... Oysa ki bu eller bize yüreklere dokunmak icin verilmisti... ve kacimiz simdi gercekleri görüyor.. Kacimiz isine geleni görüyor.... Oysa yüregim .. bu gözler hakki görmek icin verilmemismiydi..... ve kacimizin kulaginda sevgi sözcükleri cinliyor... Kacimiz iyi seyler duyuyoruz.... Oysa bunlarin hepsi bize bir duyguyu büsbütün yasamak icin verilmisti.... ask... Íste o zaman göz onu görürdü.., Kulak onu duyardi, ayak ona varirdi, el ona uzanirdi...
Hasret yükünü sirtlayarak cok yollar aldik... Gözyaslarimizi gönlümüze akittik... ve yüregim senle beraber kanadik, acitildik, incitildik, itildik...... Varsin yapsinlar yüregim... Biz burda kalici degiliz... Varsin yapsinlar yüregim biz lanet edici degiliz... Her seyi gören her seyi görüyor yüregim... Sen üzülme... mahzun olma....
Umut hayalimiz olsun.. Sevdamiz sermayemiz olsun... Gözlerimiz isigimiz olsun... sözümüz özümüz olsun... Halimiz askimiz olsun... Benligimiz Hakk` esiri olsun..... Günesimiz rüyamiz olsun.. ve bir gün öldügümüzde adimiz `asik` konsun.....
Hep diyorum ve hep diyecegim yüregim Sanma ask kolay degildir.... Asiklar diyarina varmak kolay degildir... Bedelde herseyi ister... Asiklar kendilerini düsünmezlerdi Kendileri yoktu ki zaten onlar hic buraya ait olmadilar ki.... Onlarin yasadigi acilari yasamadan bu yolda sana yol yok yüregim.. Yol yok.....
Mugîre bin Şu'be'den rivayet olunduğuna göre Resul-i Ekrem -sallallahu aleyhi ve sellem-in dualarından biri de şu idi:
"Başka bir ilâh yok, ancak Allah var. O’nun şerîki yoktur. Mülk O'nundur, hamd de O'nundur. O her şeye kaadirdir. Allah'ım, Senin verdiğine engel olacak da yoktur, vermediğini verecek de yoktur. Ve servet sahibi olanlara servetleri sana karşı bir menfaat veremez. Yani servetine güvenerek sana âsî olanları o servetleri kurtaramaz." (2)
Abdullah bin Abbas -radıyallahu anhüma-dan rivâyete göre Resûl-i Ekrem -sallallahu aleyhi ve sellem-e bazı kimseler gelip:
-İnsanlar; yâni Ebû Süfyân ve arkadaşları sizinle muharebe etmek için adam ve silâh toplamışlar, hazırlık yapmışlar. Onlara mukabele edecek derecede kudretiniz yoktur. Onlardan sakınınız diye korkutmak istediklerinde, bu söz mü'minlerin yakîn îmânlarını ve cesaretlerini artırıp, Nebiyy-i Ekrem -sallallahu aleyhi ve sellem- Efendimiz de:
"Allah bize kâfidir, o ne güzel vekîldir!" buyurdu. Mü'minler de böyle söylediler." (3)
Enes bin Mâlik -radıyallahu anh-dan rivâyete göre: Resûl-i Ekrem sallallahu aleyhi ve sellem Efendimiz'in çok kere duâsı:
"Ey Rabbimiz, bize dünyâda da iyilik, güzellik ver, âhirette de iyilik, güzellik ver. Bizi ateş azâbından koru," meâlindeki duâ idi. (4)
Ebû Musâ el-Eş'ârîden rivâyete göre Resûl-i Ekrem -sallallahu aleyhi ve sellem- Efendimiz şöyle duâ ederlerdi:
"Yâ Rabb, benim hatâlarımı, bilmeden yapdıklarımı, işimde aşırı gitmemi, ve Senin benden çok iyi bildiğin hallerimi mağfiret eyle. Allah'ım, benim latifeleşmelerimi, ciddiyet hallerimi, hatâen ve kasden yaptıklarımı ve bende olan her şeyimi mağfiret eyle!” (5)
Ebû Hüreyre -radıyallahu anh-dan rivâyete göre Resûl-i Ekrem -sallallahu aleyhi ve sellem Efendimiz şöyle buyurmuşlardır;
"Her kim günde yüz kere:
derse o kimse için on köle azâd etmiş sevabı verilir, yüz hasene yazılır, yüz günâhı silinir, o gün akşam oluncaya kadar bu ona şeytana karşı siper olur. Hiç bir kimse ecir bakımından onu geçemez, ancak bunu ondan fazla söyleyen kimse müstesnâ.” (6)
"Ey, Rabbim! Gayb ilminle ve halk üzerine kudretinle, hayatı benim için hayırlı gördükçe beni yaşat, ölümü benim için hayırlı gördüğün zaman da beni vefât ettir. Ey Rabbim! Gizlide ve açıkda senden haşyetini istiyorum. Rızâ hâlinde de, gadab hâlinde de ihlâs sözünden ayırmamanı istiyorum, fakirlikte de zenginlikte de i'tidâlden ayırmamanı istiyorum. Senden tükenmez bir ni'met, kesilmez bir göz ferahlığı (yüzde açıkça görülen neş'e ve huzûr) istiyorum. Senden beni kazâna râzı kılmanı, ölümden sonra yaşamanın serinliğini istiyorum. Senden yüzüne bakmanın lezzetini; sana kavuşmanın şevkini istiyorum. Bütün bunları zarar vericinin zararından, sapdırıcı bir fitneden uzak olarak vermeni istiyorum. Ey Rabbim! Bizi îmân zîynetiyle süsle, bizi doğru yolda olan hidâyet rehberleri kıl.” (7)
"Ey Ebû Bekr'in kızı! Sana diğer duâları da içinde toplayan duâları söyleyeyim mi? Şöyle duâ et:
"Ey Rabbim! Senden bildiğim ve bilmediğim hayrın hem çabuk, hem geç olanını istiyorum. Ey Rabbim Resûlünün senden istediğini istiyorum, Resûlünün sana sığındığı şeyden ben de sana sığınıyorum. Allah'ım benim için kaza ettiğin şeyin âkibetini doğru yola ulaştır.” (8)
"Sana bir kısım sözler öğreteyim mi ki, Allah Teâlâ kimin hayrını murâd ederse onları ona öğretir, sonra ebediyyen unutturmaz. De ki:
"Ey Rabbim! Ben zayıfım, rızân yolunda benim zaafımı kuvvetlendir. Beni nâsiyemden tutup hayra sevk et. İslâm'ı rızâmın en son noktası kıl. Ey Rabbim, ben zayıfım, beni kuvvetlendir. Ben zelîlim beni azîz kıl. Ben sana muhtacım, beni rızıklandır.” (9)
"Ey Rabbim! Acizlikten, tenbellikten, korkaklıktan cimrilikten, eli kolu dökülür derecede takatsızlıktan kasvetten, gafletten, zilletten, azlıktan, meskenetten sana sığınırım. Fakirlikten, küfürden, fısktan, şekavetten, nifaktan, yapdığını insanların duyması ve medh etmeleri için yapmaktan, riyâdan, sana sığınırım. Sağırlıktan, dilsizlikten, delilikten, cüzzamdan, abraslıktan ve kötü hastalıklardan sana sığınırım.” (10)
Resûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- duâasında: "Ey Rabbim! Beni, iyilik ettiği zaman sevinen, kötülük ettiği zaman istiğfar edenlerden kıl.” (11)
Ekseri duâları:
"Ey kalbleri çekip çeviren Rabbim! Kalbimi dînin üzere sâbit kıl." İdi.. (12)
Ben bu vatan için şehit oldum ana Basma ne olur yüreğine mezar taşlarını Ağlayıp ta güldürme düşmanlarımı Yolma sakın o ak düşmüş saçlarını
Ben bu vatan için şehit oldum ana Yurdumda gezdirmesinler diye kirli ellerini Kirletmesinler benim vatanımı Gerçekleştirmesinler düşmanlarım emellerini
Ben bu vatan için şehit oldum ana Bizim için şehit olanlar gibi, Sakarya da Benim gibi, canı pahasına direnenler Destan yazmadı mı Çanakkale de, Kütahya da
Ben bu vatan için şehit oldum ana Almadı düşmanımın bin kurşunu bedenimden canımı Yurduma ihanet edenin değerse bir kurşunu Akıtıverir o zaman bu yaramdan kanımı
Ben bu vatan için şehit oldum ana Şu yurdumun her karış toprağında Tomurcuk tomurcuk sevgi gülleri açsın diye Kelebekler uçsun konsun diye her bir yaprağında
İki elif miktarı uzat acılarımı, Ne gelirse senden boynum kıldan ince, Madem ki seni sevmek, çile çekmek, Seni sevdiğimin kanıtı olsun; dağlanmış bir yürek. Elifle başlamadıysam hiç bir sözümü 'be'ye geçirme, Bütün hayatım senin aşkınla dolsun, Madem ki seni bulmak, kendini kaybetmek, Kaybolduğumun kanıtı olsun; ölü şehirlere göçmek. Elif, Lam, Ra... Olsun tüm sırlarım ifşa, Gönlüm yalnız senin sevdanı saklasın, Madem ki seni bilmek adını sayıklamak, Adına kurban olduğumun kanıtı olsun; her gece ağlamak. Elif, Lam, Mim... Günahkar titrek ellerim, 'Elif Elif ' diye diye senden seni isterim, Madem ki sana varmak,dikenli yollar geçmek, Vuslatımın kanıtı olsun; kevser suyundan içmek